Temel Eğitim Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

Türkiye Özel Okullar Derneği

VIII. Temel Eğitim Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

“Değerlendirmeye Dayalı Farklılaştırma”

2 Aralık 2017, İstanbul

 

Türkiye Özel Okullar Derneği Okul Öncesi Eğitimi ve İlkokul Komisyonu üyelerinin desteğiyle düzenlenen “Değerlendirmeye Dayalı Farklılaştırma” konulu VIII. Temel Eğitim Sempozyumu, 21 akademisyen ve uzmanın katkılarıyla üyemiz SAJEV Özel Küçük Prens Okulları’nda 2 Aralık 2017 tarihinde gerçekleştirilmiştir.

650 civarında özel okul öncesi eğitimi kurumu ve ilkokulun yönetici ve öğretmenlerinin katıldığı sempozyumda; 2 konferans, 4 panel ve 14 çalıştayda “Değerlendirmeye Dayalı Farklılaştırma” teması aşağıda özetlendiği gibi farklı yönleriyle tartışılmıştır.

Çocukların bireysel farklılıkları ve ilgi alanları eğitimde farklılaştırılmış program düzenlemelerini gerektirmektedir. Bireysel farklılıklar öğrenme stilleri, hazırbulunuşluk, ilgi, gibi özelliklerdir. Öğretim programlarının üç ögesi: içerik, süreç ve ürünün bunlara göre uyarlanması ise, farklılaştırma olarak kavramsallaştırılmaktadır.

Farklılaştırma, kitle eğitiminden bireysel eğitime geçişe imkan sağlayan; sınıftaki öğrenci sayısının azaltılması, eğitimde esneklik anlayışının gelişmesi, teknolojinin etkin kullanımı ve de eşitliğin bireylere aynı içeriğin sunulması değil, onların ihtiyacı olan eğitimin sunulması olduğuna ilişkin zihniyet değişimiyle güçlenecek ve etkin hale gelecek bir öğretim yaklaşımıdır. Eğitim sürecinde bireysel farklılıkların belirlenip ona uygun eğitim-öğretim programlarının devreye sokulması eğitimden beklenen sonuçların alınmasını sağlayabilecektir.

Farklılaştırmanın temelini, öğretmenin uygulama öncesi yapacağı tanılayıcı değerlendirme ile, uygulama sürecindeki biçimlendirici, ve sonundaki sonuç belirlemeye yönelik değerlendirmeler oluşturmaktadır. Öğrenme çıktılarını iyileştirmek için yapılan girişimlerin başarılı olabilmesi için kullanılan ölçme ve değerlendirme süreçlerinin duyuşsal boyutu da içerecek şekilde ve uzun vadeli AR-GE çalışmaları ile desteklenmesi önemlidir.

Farklılaştırılmış öğretimin amacı,  öğrencinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek farklı öğrenme yaşantıları sunabilmektir. Bu amaçla iyi bir planlama yapabilmek için, öncelikle öğrenci gruplarının bildikleri, yapabildikleri,  sevdikleri, ihtiyaçları ve tercihleri saptanmalıdır. Bunun için öğretmenin araştırmacı öğretmen modelini benimseyerek farklılaştırmada eylem araştırması modelinin döngülerinden yararlanması ve “keşfet-öğret-değerlendir” döngüsü çerçevesinde hareket etmesi, ayrıca öğrencileri çok yönlü biçimde ve mümkün olduğunca kültüre duyarlı araçlarla değerlendirmesi gerekir.

Farklılaştırma uygulamalarında sadece sonuçları değil aynı zamanda gelişim aşamaları da göz önünde tutulmalı, süreç ise değerlendirme kriterleri açısından veri olarak ele alınmalıdır. Böylece, bireyselleştirilmiş eğitim programı, tüm özel eğitime gereksinim duyan öğrencilerin uygun ortamda eğitim alma hakkını güvence altına alır.

Değerlendirme, farklı zamanlarda ve farklı ortamlarda birden fazla kaynağa dayanarak öğrencilerin ne öğrendiği, nasıl öğrendiği ve öğrendiklerini nasıl sergilediği, uyguladığı, davranışa dönüştürdüğü hakkında kanıt toplama sürecidir.

Klasik ölçme yöntemlerinin yanı sıra öğrencilerin günlük yaşamda kullandıkları becerilerin  ölçülmesine ve değerlendirilmesine yönelik çalışmalar da önemli olup sürecinin eğitim öğretim süreçlerinden bağımsız olmaması ve süreci yansıtması gerektirmektedir. Bu süreci, gelişim ve öğrenmenin gerçek kanıtlarını toplama sürecine dönüştürülebilmenin yolu, öğrenme içeriğini anlamlandırma, işleme ve ürün oluşturma sırasında öğrencilere bireysel farklılıklara duyarlı ve ihtiyaç odaklı, diğer bir deyişle farklılaştırılmış ölçme-değerlendirme ortamları, süreçleri, etkinlikleri ve araçları sunmaktır.

Öğretmenler, öğretimi bireysel farklılıklara göre planlama ve düzenleme olanağı veren ‘Farklılaştırılmış Öğretim’, ‘Basamaklı Öğretim’, ‘Çoklu Zeka Kuramı’ ve ‘Proje Tabanlı Öğretim’ gibi yaklaşımları bilmeli ve kullanmalıdırlar. Çünkü bu yaklaşımlar, öğretimi bireysel farklılıklara göre yürütmenin yanı sıra öğretimi anlamlı, zevkli ve  eğlenceli hale getirmektedir.

Öğrencilerin kendi yaratıcılıklarını ve not almayacaklarını bilerek özgürlüklerini ortaya çıkarabilecek farklılaştırılmış etkinliklere dahil edilmeleri, hayal güçlerini ve düşüncelerini geliştirebildikleri, karar verici olabildikleri ve kendi gelişimlerini takip edebildikleri ölçme değerlendirme yaklaşımlarının kullanılması ve yaygınlaştırılması gerekmektedir. Bu çerçevede geleneksel değerlendirme yaklaşımlarının sınırlılıklarına alternatif olarak ortaya çıkan otantik değerlendirmeler sürecin keyifli ve sanatsal yollarla da değerlendirilmesini ve disiplinler üstü becerilerin geliştirilmesini de sağlar.